Britanya monarşisinin aile albümü kadife pelerinler, pırıl pırıl taçlar ve ihtişam dolu balkon pozlarıyla doludur. Bu albümdeki her kare, devlet ciddiyetiyle masal estetiğinin mükemmel karışımı olarak sarsılmaz bir devamlılık duygusu üretmek için çekilir. Ancak sayfaları biraz hızlı çevirdiğinizde aralardan hep aynı şey düşer: İnsan. Ve insan zaaflarıyla, hatalarıyla, suçlarıyla yaşar. Andrew’dan VIII. Edward’a, VIII. Henry’den Prens Harry’ye uzanan bu örüntü, taçla skandal arasındaki ince çizgiyi yeniden gözler önüne seriyor. Eski prens Andrew’un suçlamalar nedeniyle unvanları alındı.
Ahlak sınavı
Bugüne dek o aile albümüne düşen en ağır leke hiç kuşkusuz Andrew Mountbatten Windsor oldu. Bu, şımarık bir aristokrat hikâyesinin çok ötesinde; ağır suç iddialarıyla anılan uluslararası skandalın merkezine yerleşen bir çöküş öyküsü. Adının hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein’le anılması, açılan cinsel istismar davası ve o meşhur BBC röportajındaki savunma biçimi… Kamuoyu yalnızca bir prensin savruluşunu değil, verilemeyen bir ahlaki sınavı da izledi. Öfke yatışmadı; zamanla daha da büyüdü.
Andrew’un askeri unvanları geri alındı. Kraliyet himayeleri sonlandırıldı. ‘Çalışan…