Akıllı saatler ve yüzük gibi teknoloji cihazları uyku süresi ve kalitesi hakkında bilgi sunuyor. Ancak uzmanlara göre bu veriler, bazı kişiler için faydalı olmaktan çok stres kaynağına dönüşebiliyor. 48 yaşındaki Leah Martin, yıllarca gecede yalnızca 3 ila 5 saat uyuduğunu ve kendini sürekli yorgun hissettiğini söylüyor. Fitness takibi için kullandığı cihazlarla birlikte uyku sürelerini de izlemeye başlayan Martin, zamanla bu sonuçlara takıntılı hale geldiğini anlatıyor. Sabah uyanır uyanmaz ilk iş olarak verilere baktığını, gece boyunca hangi uyku evresinde olduğunu düşünerek kaygılandığını söylüyor.
Uzmanlara göre bu durum “ortosomnia” olarak adlandırılıyor. 2017’de ortaya atılan bu kavram, uykuyu iyileştirme çabasının sağlıksız bir takıntıya dönüşmesini ifade ediyor. Resmi bir psikiyatrik tanı olmasa da, artan kaygı ve katı uyku rutinleriyle ilişkilendiriliyor. UCLA Uyku Bozuklukları Merkezi Direktörü Alon Avidan, insanların artık uykularını sürekli ölçebildikleri için daha fazla endişe duyabildiğini belirtiyor. Uzmanlara göre, “mükemmel uyku” hedefi baskıya dönüşebiliyor ve bu baskı da uykuyu zorlaştırıyor. Klinik psikolog Liz Ross ise uykunun pasif bir biyolojik süreç…