Cam cilt akımı: Gerçek mi yoksa yeni bir güzellik efsanesi mi?

Cam cilt; adından da anlaşılacağı gibi, pürüzsüz, gözenekleri neredeyse görünmeyen, ışığı yansıtan ve içeriden parlıyormuş gibi duran bir cilt görünümü olarak tanımlanıyor.

“Cam gibi cilt” fikri aslında yeni bir trend gibi sunulsa da dermatologlara göre bu durumun özü oldukça tanıdık: İyi cilt kalitesi .

Başka bir deyişle cam cilt, aslında kusursuz bir ciltten çok daha fazlası; nemli, dolgun, sıkı, lekesiz ve doğal ışıltısını koruyan sağlıklı bir cilt demek.

Cam cildin düşmanları

Cam cilde giden yol, sadece doğru ürünlerle değil, aynı zamanda cildi yıpratan faktörlerden korunmakla başlıyor.

Güneş, hava kirliliği, mavi ışık, aktif ya da pasif sigara içiciliği ve sağlıksız beslenme… Cilt bariyerini zayıflatıyor, kolajeni parçalıyor, pigment üretimini artırarak lekelere zemin hazırlıyor, serbest radikallerin oluşmasına yol açıyor ve cilt oksijenlenmesini azaltıyor.

Sonuç mu? Mat, cansız, ince, lekeli ve kırışıklıklara daha açık bir cilt.

Güneş kremi ile her gün

En önemli nokta: güneş koruyucu sadece yazlık bir ürün değil. Bulutlu havalarda bile güneş ışınlarının büyük bir kısmı dünyaya ulaşıyor.

Üstelik UVA ışınları camdan geçebiliyor. Günümüzün dijital hayatında telefon,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir