◊ Başrolünde yer aldığın “Geçmişin Kokusu” 24 Nisan’da vizyona girdi. Nasıl bir karakteri canlandırdın filmde?
– Ben Salih karakterini oynuyorum. Üsküp’te, 500 yıllık bir aile evinde yaşayan bir karakter. Geleneklerine ve mahalle kültürüne sıkı sıkıya bağlı. Yugoslavya’nın dağılma sürecinde çıkan kaosta çevredeki bireyselleşmeye karşı bir mücadele içerisine giriyor. Aynı zamanda Salih’in çocukluk arkadaşı ve aşkı Elena, yıllar sonra şehre bir STK temsilcisi olarak geliyor. Salih’in duyguları alt üst oluyor. Aynı zamanda hem aşkıyla hem de Elena’nın arkasındaki güçlerle mücadele ediyor. Murat diye bir can yoldaşı var. Onunla beraber aslında bir miras mücadelesi veriyor.
◊ Bu bir dönem filmi. Seçme şansın olsaydı, hangi dönemde yaşamak isterdin?
– Kesinlikle 80’lerde, 90’larda. Gala kıyafetimi de ona göre seçtim hatta. Ben o dönemi çok seviyorum. O dönemde örf adetin, kültürün devam ettiğini, ahlâki değerlerin daha iyi olduğunu düşünüyorum. O dönemin müzikleri, o dönemin arabası, kıyafetleri… Birçok şeyi aslında bana daha çok hitap ediyor.
ÜLKENİN DANS ETMEYE İHTİYACI VARMIŞ
◊ Gelelim “Eşref Rüya”ya… Bir dans ettin, ortalık yıkıldı. Bekliyor muydun böyle bir etkiyi?
– Hiç…