Bilimsel çalışmalar sosyal medyanın uykusuzluğa, dikkat dağınıklığına ve bilişsel yorgunluğa (beyin sisi) neden olduğunu söylüyor. Buna bir de “CIA bizi gözetliyor, telefonlarımız dinleniyor, aramızda reptilian’lar (insan kılığına giren sürüngen varlıklar) geziyor” benzeri komplo teorileri eklenince zihnimiz gerçek tehditle varsayımsal tehdidi ayırt etmekte zorlanmaya başlıyor. “Görmediğimiz bir uzaylılar kaldı” diyor, adeta gelmelerini bekliyoruz. Epstein davası gibi filmleri aratmayacak korkunç olayların gerçek hayatta yaşanması da panik duygusuna neden olabiliyor. Yapay zekâyla üretilen sahte içerik- ler de cabası. Sosyal medyada maruz kaldığımız bu komplo teorilerinin psikolojimizi nasıl etkilediğini klinik psikolog, psikoterapist Feyza Bayraktar’la ve uzman psikolog Ayben Ertem’le konuştuk.
PSİKOLOJİMİZİ NASIL ETKİLİYOR?
‘Beyni kronik olarak tetikte tutuyor’
◊ İnsan beyni belirsizliği sevmez. Belirsizlik arttığında zihin bir hikâye üretir. Komplo teorileri tam da bu boşluğu doldurur. Sürekli felaket, gizli plan, saklanan gerçekler gibi içeriklere maruz kalmak beynin tehdidi algılama sistemini, özellikle amigdala aktivasyonunu tetikte tutar. Bu da sürekli uyanıklık hali,…