Günün neredeyse her saati meşgulüz. Cevap bekleyen mesajlar, yetiştirilecek işler, kesintisiz bir bildirim akışı… Yükümüzü hafifletmek için de sıklıkla yapay zekânın kapısını çalıyoruz. Bu kolaylığı sevdik; en basit hesaplamaları ona yaptırıyor, tatil planlarımızı, hatta ilişki çıkmazlarımızı bile emanet ediyoruz. Geçen aylarda ‘Gençler yapay zekâya en çok ne soruyor’ anketimizde verilen yanıtlardan biri çarpıcıydı: “Arkadaşlarıma sormaya utandığım soruları ona soruyorum!” Gittikçe birbirimizi daha az dinliyor; sorunlarımızı arkadaşlarımızla değil, yapay zekâ uygulamalarıyla paylaşıyoruz. Ama bir yandan da kontrol kaybından kaygılanıyor, değersizleşme hissi yaşıyor, ilişkilerimizin çıkmaza girdiğini hissediyoruz. Kaygılarımız artıyor. ‘Ne yapmalıyım’, ‘Geleceğe en donanımlı şekilde nasıl hazır olabilirim’ gibi sorular zihnimizde dönüp duruyor. Hele anne-babaların endişesi çok daha büyük. Sürekli planlarını güncellemeleri gerekiyor!
‘Yan yana gelelim’
11 Şubat’ta Vera Etkinlik’in düzenlediği webinar’da (çevrimiçi seminer) iki ayrı oturumda Gündüz Vassaf ve Yuval Noah Harari ‘Dijital çağın belirsizlikleri içinde ruhsal dayanıklılık nasıl inşa edilir’ konusunu anlattı. Önce…