Sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan bu kavram, kulağa iddialı geliyor.
Peki gerçekten yüzü “geriyor” mu, yoksa bu sadece pazarlama dilinin bir ürünü mü?
Öncelikle şunu netleştirelim:
“Sıvı yüz germe” aslında tek bir işlem değil, bir tedavi yaklaşımının adı.
Yani bir ürün ya da tek bir enjeksiyon tekniğinden bahsetmiyoruz. Bu ifade, yüzün ihtiyacına göre farklı içeriklerin doğru katmanlara ve doğru oranlarda uygulanmasını kapsayan bütüncül bir planlamayı tarif ediyor.
Ancak kafa karışıklığı da tam bu noktada başlıyor.
AYNI İSİM, FARKLI UYGULAMALAR
Bazı kişiler için sıvı yüz germe denildiğinde yalnızca hyaluronik asit dolgular akla geliyor.
Bu dolgular yüzün kaybettiği hacmi yerine koyar, kontürleri belirginleştirir ve doğru teknikle uygulandığında lifting etkisi oluşturabilir.
Ancak birçok hekim bu kavramı daha geniş bir çerçevede değerlendirir.
Kalsiyum hidroksiapatit (CaHA) ve poly-L-laktik asit (PLLA) gibi biyostimülanlar da bu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.
Bu ürünler klasik dolgular gibi sadece hacim vermez. Aynı zamanda cildin kendi kolajen üretimini uyararak zaman içinde daha sıkı ve kaliteli bir doku oluşmasını sağlar. Yani etkileri daha yavaş başlar ama daha…