Kamil Süleyman Yazıcı, Anadolu Grubu’nun 2035 yol haritasını anlattı: Hızlı büyüyen değil güven üreten kazanacak
Bu büyüklüğe gelmiş bir grubu yönetirken dünyadaki jeopolitik ve ekonomik gelişmeleri nasıl okuyorsunuz?”
Bugün dünya gerçekten çok katmanlı bir dönüşüm döneminden geçiyor. Jeopolitik gerilimler, ticaret dengelerindeki değişim, enerji güvenliği, iklim değişikliği ve teknolojik sıçrama aynı anda yaşanıyor. Bu da hem devletler hem şirketler için belirsizlikleri artırıyor. Ancak bu tabloyu yalnızca riskler üzerinden okumak doğru olmaz. Aynı zamanda önemli fırsatlar da barındırıyor. İhtiyatlı iyimser olmanın iyi bir seçenek olduğuna inanıyorum. Zorluklar her yerde var. Ülkemizin sağlam bir kalkınma zemini, güçlü bir insan kaynağı ve büyük potansiyeli var. Ben istikametimizin doğru ve geleceğin çok parlak olduğunu düşünüyorum. Türkiye büyük bir iç pazara sahip, güçlü bir sanayi altyapısı var ve aynı anda birden fazla ekonomik havzaya bağlanabilen nadir ülkelerden biri. Avrupa’nın üretim standartlarıyla entegre, Ortadoğu’nun dinamizmine erişebilen ve Orta Asya ile güçlü ticari bağları olan bir ekonomi. Ben Türkiye’yi bu nedenle bir “bağlantı ekonomisi” olarak görüyorum. Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika arasında üretim, ticaret ve lojistik ağlarının kesişiminde yer alan bir ülke….